EN
Resim: udh-logo Resim: ataturk-img
Haberler Resim
İLK MİLLİ ELEKTRİKLİ LOKOMOTİFİMİZ E1000 RAYLARDA

Tamamı yerli teknoloji ile geliştirilen E1000, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Talat Aydın, üst düzey bürokratlar ve vatandaşların katılımıyla test sürüşlerine başladı.
 

TCDD, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) ve Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. (TÜLOMSAŞ) ortaklığı ile yürütülen projede 18 bilim insanı görev aldı.


TÜBİTAK’ın desteklediği ve 18 bilim insanının görev aldığı milli proje 4 yıllık yoğun çalışmanın ardından tamamlandı. Milli elektrikli lokomotif E1000 ile Türkiye; dünyada sadece gelişmiş ülkelerin sahip olduğu ve raylı araç sektöründe katma değeri en yüksek bileşenlerden oluşan cer konverteri, cer kontrol ünitesi, tren kontrol ve yönetim sisteminin hem tasarımcısı hem de üreticisi konumuna ulaştı. 


Modern sürüş ve 1 megavatlık cer sistemiyle ön plana çıkan E1000’in tüm laboratuvar, yazılım ve alt yapı çalışmaları, fabrika ve yol testleri, prototip üretimi yüzde yüz yerli olarak gerçekleştirildi. Projede Türkiye’nin sahip olduğu teknolojiler; hafif raylı taşıtlardan, hızlı trenlere kadar birçok raylı taşıta uyarlanabilecek. 


Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 2023 hedefleri doğrultusunda, hayata geçirilen projede sahip olunan yerli teknolojiler ile Türkiye yurt dışına bağlı kalmadan lokomotif tasarlayabilecek, üretebilecek ve satış yapabilecek. İhracatta Türkiye’ye ivme katacak Milli elektrikli lokomotif E1000, cari açığı azaltmasının yanı sıra yüksek güçte ana hat lokomotifi, yüksek hızlı tren ve şehir içi raylı taşıt üretiminin öncülüğünü üstleniyor.

 

“E1000 HAKLI BİR GURURU BİZLERE YAŞATIYOR” 

Açılış töreninde Türkiye’nin demiryolu serüveninin Cumhuriyet öncesine dayandığını belirten Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık “Bugün sanayide iki yolunuz var. Ya tüketen, ithal eden bir ülke olacaksınız; ya da üreten ve ihraç eden bir ülke. Bu noktada E1000 haklı bir gururu bizlere yaşatıyor. Eskişehir’in bu sevinçteki yeri çok ayrı. Sadece Türkiye’nin demiryolu serüven kavşaklarından biri değil. İlk yerli otomobil Devrim de burada üretildi. Bugünkü siyasi anlayış 1961 yılında da olsaydı, hiç şüphem yok ki dünyada bir Türk markası olan Devrim otomobili en çok tercih edilen markalardan biri olacaktı. Ülke olarak gücümüze inanıyoruz. Milli, yerli üretimde önemli adımlar atacağız. Zira artık lokomotif sektöründe dünyada Ar-Ge yeteneği olan, ürün geliştiren bir ülke konumuna bugün E1000 ile yükseldik. Artık sırada seri üretime geçme safhası var. Raylı sistemler dünyada her geçen gün talebin arttığı bir sektör. Önümüzdeki yıllarda 18 milyar dolarlık yatırım yapılması tahmin ediliyor. E1000, yüksek hızlı tren, milli lokomotiflerimiz ile dünya pazarında da iddialı bir şekilde pay alan ülke konumuna geleceğiz” dedi.


“E1000 ASRIN İLHAMINA HİTAP EDECEK BİR PROJE” 

Törende bazı şehirlerin hikayesinde demiryolu ağırlığı olduğuna dikkat çeken Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Eskişehir’in bu şehirlerden biri olduğunu ve kültüründe demiryolunun çok önemli olduğunu belirtti. Bakan Avcı, “Coğrafyamızı demiryollarıyla birbirine bağlama rüyası devam ediyor. İpekyolunu tren yolları üzerinden ihya edecek projelerimiz var. Yüksek hızlı trenler de raylarımızda akmaya başlıyor. Bugün sisteme dahil edilen yerli ve yurdun malı olan E1000 asrın ilhamına hitap edecek bir proje. Eskişehirli olarak bu hayırlı gelişmeye ev sahipliği yapmanın sevincini duyuyoruz. Emeği geçenlere teşekkürlerimizi sunuyorum” dedi. 


“ESKİŞEHİR DAHA BÜYÜK PROJELERİ BAŞARABİLECEK POTANSİYELE SAHİP”

Projenin önemli bir dönüm ve noktası olduğunu vurgulayan Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna ise Eskişehir’in daha büyük projeleri başarabilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. TÜLOMSAŞ’ın milli bir değerimiz olduğunu belirten Tuna, demiryolu sektörü alanında üniversiteler ve yerel sanayi kuruluşları ile birlikte büyük mesafe kat edildiğini ifade etti.


“E1000 YURT DIŞINA AÇILMAK İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM” 

TÜBİTAK MAM ve TÜLOMSAŞ önderliğinde gerçekleştirilen yüzdeyüz yerli elektrikli lokomotifin yabancı sektörlere adım atılmasında önemli bir adım olduğunu vurgulayan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Talat Aydın ise “E1000, 2003 yılından bu yana yüksek hızlı ve hızlı demir yolu projeleri içerisinde önemli bir yere sahip. Yüksek hızlı ve hızlı taşımacılık için milli projelere yönelik milli tren çalışmalarına daha çok hız verdik. Ray bağlantı elemanlarından, travers fabrikasına ve dizel ya da elektrikli lokomotife ve yolcu vagon üretimine kadar önemli hedeflerimiz; bu noktada önemli çalışmalarımız mevcut. Üniversitelerimizin de değerli katkılarıyla demir yollarında modern sürüş sistemine sahip çalışmalarımızı artıracağız. E1000’de emeği geçen herkesi kutluyor, teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi. 


“E1000 TARİHE DÜŞÜLECEK ÖNEMLİ BİR NOT” 

Açılış töreninde 2004 yılından itibaren demiryollarının yeniden yapılandırılması için önemli bir vizyon hazırlandığını belirten TÜLOMSAŞ Genel Müdürü Hayri Avcı, “Milli elektrikli lokomotif E1000, tam bir mühendislik başarısı. Proje ile lokomotif sektöründe kendi yazılım ve donanımını geliştiren dünyadaki nadir ülkelerden biri konumuna ulaştık. 2016 yılından itibaren kendi markamızı taşıyan elektrikli ana lokomotif üretimine geçeceğiz. Önümüzdeki diğer önemli bir proje de Milli Yüksek Hızlı Tren. Üretimi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Böyle bir vizyonun göstericisi, müjdeleyicisi E1000’de görev alan, destekleyen herkese teşekkür ederiz” açıklamasını yaptı. 

 

“E1000’İ ÜLKEMİZE KAZANDIRMAKTAN MUTLUYUZ” 

Raylı taşıt sektöründeki tüm bileşenlerin yerli olarak üretildiği E1000’in 9.5 milyon TL’ye mal olduğunu belirten TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Bahadır Tunaboylu; “TÜBİTAK MAM, TÜLOMSAŞ ve TCDD ortaklığı ile hayat bulan E1000’in ülkemiz için hayırlı olmasını diliyoruz. Kazandığımız teknolojiler, eğitimli insan gücümüz, tasarım kabiliyetimiz ve inovasyonda aldığımız yolu, ileri teknolojiye sahip cer sistemlerimizi daha güçlü farklı raylı projelerde kullanabileceğiz. Yeni teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.