EN
Resim: udh-logo Resim: ataturk-img
Haberler Resim
4. Telekonferans Sivasda yapıldı

SİVAS BULUŞMASI…

DÖRDÜNCÜ TELEKONFERANS 4. BÖLGEDE YAPILDI

Daha önce Ankara, Adana ve İzmir'de yapılan telekonferansın dördüncüsü 25 Nisan 2006 günü Genel Müdürümüz , diğer üst yönetim, Demiryol-İş Genel Başkanı Ergun Atalay, Sivas ve Erzincan Meslek Liseleri Raylı Sistemler Teknoloji Bölümü öğrenci ve öğretmenlerinin de katılımıyla 4. Bölge Müdürlüğü'nde yapıldı.

4. Bölge Müdürü İlhan Kelek telekonferansta yaptığı konuşmada; son üç yılda hedeflerle yönetim anlayışına geçildiğini, pek çok yeniliklerle demiryollarında yepyeni bir dönemin başladığını belirterek ”Sayın Genel Müdürümüz istasyon ve garları tek tek ziyaret ederek, çalışmalarımızda bizlere büyük bir destek olmaktadır.” dedi.

Genel Müdürümüz Süleyman Karaman da yaptığı konuşmada; “Demiryollarının tam 60 yıl kan kaybettiğini, Hükümetimizin verdiği destekle bu kanın durdurulduğunu, artık demiryollarının kamuoyunun gündemine girdiğini, hedeflerle yönetim anlayışı içerisinde her ay farklı bir yerde telekonferans sistemiyle hedeflerin değerlendirildiğini vurgulayarak;

”1930'da Sivas'a demiryolları ulaştığında İnönü şöyle diyordu; artık Ankara Sivas'a 10 günlük uzaklıkta değil, 1 günlük uzaklıkta. Biz bugün ne diyoruz. Sivas Ankara'ya sadece 2 saat uzaklıkta olacak. Artık herkes demiryolu istemektedir. Sivas'a gelirken gördük. Kapatılan bir istasyonun açılmasını istiyorlar. Fakat burada bir terslik var. Halkımızın % 98'i treni seviyor ancak % 2'si trene biniyor. O yüzden bizim çok çalışmamız gerekiyor. Trene artık kimse muhtaç değil. Hak ettiğimiz yeri almalıyız. Tüm demiryolcular mutlaka kenetlenmelidir. Eleştirmek yerine var gücümüzle çalışmalı, çocuklarımıza çağdaş bir demiryolu bırakmalıyız. Gerçekten demiryollarına yıllardan beri el sürülmemiş. Öyle hatlarımız var ki 100 yıldır el sürülmemiş, tren durduğu yerde deray eder hale gelmiş.Bu yüzden, yol yenileme çalışmalarına büyük önem veriyoruz. “

Hükümetin demiryollarına önemli bir yatırım ödeneği verdiğini, Marmaray, diğer hızlı tren projelerine 6 Milyar Dolar'lık kaynak ayırdığını, demiryolcuların demiryolları ihmal ediliyor gibi mazeretlerinin bulunmadığını, bu desteği heba etmemek için herkesin çok çalışmak zorunda olduğunu söyleyen Karaman” İzmir'de meydana gelen hemzemin geçit kazası nedeniyle çok üzgünüz. Ancak bu kaza da diğer kazalar gibi insan hatasından kaynaklandı. Basın da ne yazık ki bu kazayı tren arabaya çarptı olarak veriyor. Aslında tren kimsenin yoluna çıkmamaktadır. Ayrıca, hemzemin geçitlerde ilgili kurum/kuruluşlar gerekli tedbirleri almak zorunda. Ama almıyor. Biz de yolcu yoğunluğu olan 400 hemzemin geçiti bu yıl bariyerli hale getireceğiz.” dedi.

Sivas'ın önemli bir demiryolu kenti olduğunu belirten Süleyman Karaman; Ankara-Sivas Hızlı Tren Projesi ile Sivas garının da yüzünün değişeceğini, ayrıca diğer önemli gar ve istasyonların spor tesisleri, alışveriş, sosyal, kültürel merkezleri ile dinlenilen, eğlenilen, yerler haline getireceklerini söyledi.

2006 Kurumsal Hedeflerin gerçekleşmeleri konusunda da bilgi veren Karaman; Ankara –İstanbul Hızlı Tren Projesi'nin 1. etabının 2006 sonunda bitmesiyle birlikte Eskişehir'in Ankara'nın banliyösü haline geleceğini, eğitim, iş nedeniyle kentlerinde yaşayamayan kişilerin artık kentlerine dönerek günü birlik gidip gelme imkanı bulacaklarını, hızlı tren projesiyle birlikte gelecekte bu değişimlerin Sivas ve Kayseri'de de yaşanacağını söyledi.

Yol yenileme çalışmalarında bölgeler arasında adeta bir yarış başladığını, kim daha fazla çalışırsa ona malzeme gönderildiğini, dünya bankası kredisiyle Adana-Ulukışla arasının sinyalinin yapılacağını, hat kapasitesinin artırılacağını söyleyen Genel Müdürümüz sözlerine şöyle devam etti; “Avrupa'da kimse kamyonların her yerde cirit atmasını istemiyor. Bu nedenle kamyonların trenle taşıma sistemi olan ro-la taşımacılığı yaygınlaşıyor. Demiryolları temiz çevre, temiz enerji, çevreyle uyumlu ulaşım demek. Bazı ülkeler nazlanıyor ro-la'ya geçmemek için. Ama mutlaka problemleri aşacağız ve geçeceğiz. Diğer taraftan, lojistik köylerin kurulması da çok önemlidir. Yükleme merkezlerini lojistik köye dönüştüreceğiz. Bu yıl 6 lojistik köy kurulacak. Örneğin, Balıkesir belediyesi ile anlaşıldı. Yük taşımacılığı açısından diğer önemli bir konu Limanlarımızdır. Rusya ile işbirliği içerisinde gelen malların güneye indirilmesi konusunda önemli gelişmeler var. Kombine taşımacılığı artırma konusunda özel sektörle işbirliği yapıyoruz. Ro-Ro taşımacılığı arttı. “

Karaman, her demiryolcunun müşteriyi velinimet olarak görmesi gerektiğini, artık kimsenin trene muhtaç olmadığını, kaliteli bir hizmet görmediğinde alternatiflerinin bulunduğunu, bizim değil, müşterinin ne istediğinin önemli olduğunu ve yolcu, yük taşımacılığında buna dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

Trenlerin klimalı hale getirilmesi gerektiğini de söyleyen Genel Müdürümüz, ülkemizin iklim koşullarının bunu zorunlu kıldığını, klimasız trene kimsenin binmeyeceğini, TÜVASAŞ'ın bunu 2007'de ancak bitireceğini ifade etti.

2006'da demiryollarının bir kanunu olacağını vurgulayan Karaman sözlerine şöyle devam etti;” Yıllardır demiryolları zarar ediyor deniyor. Karayolları kar mı ediyor? Bunu kimse TCDD'nin boynuna asamaz. Kanun olduğunda ne olacak? Devlet tıpkı karayolunda olduğu gibi ne kadar yol yapabiliyorsa yapacak. Boynumuza asılan bu zarar ediyor yaftasını atacağız.”

Genel Müdürümüz Süleyman Karaman ayrıca; yolcu ve yükte her yıl % 20 artış gerçekleştirmek zorunda olduğumuzu söyleyerek;” Bu artışı her yıl yapmak zorundayız. En önemli hedefimizden birisi bu. Ancak, sanıyorum önemi daha anlaşılamadı. Hedeflerin gerisindeyiz. Ulaşım Master Strateji Planına göre, 2023'de demiryolunun ulaşım payının % 20'lere çıkarılması hedefleniyor. Buna ulaşmak için her yıl % 20 artışı sağlamak zorundayız. “ dedi.

Çalışanların memnuniyetine büyük önem verdiklerini belirten Karaman; “ Herkesi hücrelerine kadar düşünmeye,demiryollarının daha iyi noktalara gelmesi için destek vermeye çağırıyoruz. Herkesin fikrine önem veriyoruz. Çünkü fikirlerden projeler, projelerden hedefler ortaya çıkıyor. Gerçekten bu konuda her kademedeki arkadaşlardan çok güzel fikirler geliyor. Örneğin, bugün ödüllerini vereceğimiz arkadaşların projelerini uygulamaya başladık. Bundan büyük bir heyecan duyuyorum. Bu demiryolcuların ekmek teknelerine sahip çıktığının en güzel göstergesidir. “ şeklinde konuştu.

2006 yılında demiryollarının 150. yaşına girdiğini, kamuoyunun demiryollarına ilgisini çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlendiğini, Hükümetin demiryollarındaki kan kaybını durdurduğunu, demiryolcuların da verdikleri kanla Kızılay'a destek olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü; “ Kaza kurullarının çalışmaları sonucunda kazalarda % 33 azalma olmuştur. Bu konu çok önemlidir. Tüm bölgelerin bu konu üzerinde hassasiyetle durması gerekmektedir. Ayrıca, biz herkesle iyi geçinmek istiyoruz. Herkesle işbirliği yapmak istiyoruz. Sivil toplum kuruluşları, sendikalar, özel sektör… Adapazarı'nda Güney Kore'den Rotem'le ileri teknolojiye sahip fabrika kuruyoruz. Ülkemizde hızlı tren setleri, metro araçları üretilecek, üstelik ihraç da edilecek. Diğer taraftan, demiryolu ulaşım sisteminde teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişmektedir. TCDD teknolojiyi kullanmak zorundadır. Aramızda bulunan gençlere de sesleniyorum. Dünyada çok önemli gelişmeler oluyor. Takip edin. Amerika ile Avrupa uçakla değil, havasız ortamda giden kurşun trenlerle 2 saate indirme projeleri var. Bunu uçakla yapamadılar. Demiryolu geleceğin ulaşım sistemidir. Yine EDYS yaygınlaşacak. Arşivle, tozlu rafla uğraşma, kağıt peşinde koşma devri kapandı. Yine kalite ödülüne başvurduk. Bunu alacak olan demiryolculardır. Çalışırsak alırız. Demiryollarının herkesin desteğine ihtiyacı vardır. Yol bekçisinden, ahçısına kadar… Kurumsal kimlik çalışmalarını da bitirdik. Trenlerin renklerinden, ambleme kadar her şeye standart gelecek… demiryolları simsiyahlıktan kurtulacak. Evet gerçekten önemli yol alınmıştır. 2.5 milyar dolarlık ihale yapıldı. Marmaray'la 6 milyar dolar demiryollarına verildi. Tanıtım filminde de gördünüz, önümüzdeki 10 yıl içerisinde hızlı tren projeleri, banliyölerin metrolaşması, yüksek hızlı tren fabrikası ile ulaşımda çığır açılacaktır. Türkiye'de yepyeni bir dönem başlayacaktır.”

Demiryol- İş Sendikası Genel Başkanı Ergun Atalay da; Çırak Okulu mezunu olduğunu, raylı sistemler teknolojisi bölümü öğrencilerini burada görmekten dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek şunları söyledi;” Tanıtım filmindekilerin yarısı bile gerçekleşse, bunu başaranlar bu ülkeye çok büyük hizmet etmiş olacaklardır. Demiryol-İş hem mal varlığı açısından hem nakit bakımından gerçekten büyük bir servete sahip. Bunu bu kuruma bu kurumda çalışan demiryolculara borçlu. 1968'de çırak okuluna işçi olmak için girdim. Çünkü başka hedefimiz olamazdı. Yoksulduk. Şimdi 1 milyon işçinin yöneticilerinden birisiyim. Bu kuruma çok şey borçluyuz. Siyasi partileri gezdik. Dediler ki, 50 yıl bu kuruma katkı sağlamakta zorluk çektik, ama her türlü desteğe varız. Şimdi onların söylediklerinin takipçisiyiz. Kitap haline de getiriyoruz. Gerçekten borç alırsan, emir de alırsın. Bu güne kadar balık verdiler, olta vermediler, kafamızı kaldırmamızı istemediler. İşçiler olarak tek talebimiz sadece bu kurumun bacasının tütmesidir. Demiryolları gittiği yere can verdi. İlk tiyatroyu, ilk sinemayı, ilk kaloriferli evi, sporu demiryollarında gördüler. Bir de meslek okullarımız vardı. Bu okullar çok önemlidir. Diyoruz ki; Demiryol – İş olarak bu okulları pilot bölge olarak Sivas ve Eskişehir'de yapalım, siz açın…”

2. Bölge Müdürü Mustafa Babal da; “ Çağdaş Gar” çalışması konusunda bilgi verdi. Babal; alışveriş merkezi, restaurant, cafe, sinema, tiyatro, toplantı, kuaför vb. her türlü ihtiyaçların karşılandığı garların hedeflendiğini belirtti.

Genel Müdürümüz İsa Apaydın da; kurumsal kimlik kitapçığı hazırlandığını, kurumsal kimlik rengi olarak, anketler sonucu beyaz, mavi ve kırmızı renklerin belirlendiğini, bu çerçevede antetli kağıttan, yön tabelalarına, gar ve istasyonlara kadar her şeye standart hale getirileceğini söyledi.

Eğitim ve Öğretim Daire Başkanlığı Şube Müdürü; Recep Ünlüer de; meslek liselerinde açılan raylı sistemler teknoloji bölümleri konusunda bilgi verdi. Ünlüer; 1856'da İzmir-Aydın hattı ile başlayan Türk Demiryolu tarihiyle birlikte demiryolu konusunda eğitimin de başladığını, Ulu Önder Atatürk'ün direktifleriyle Konya'da Behiç Erkin tarafından Şimendifer Mekteplerinin kurulduğunu, daha sonra Haydarpaşa nakledilen bu mekteplerin yetersiz kalması üzerine 1942'de Demiryolu Meslek Lisesi'nin Ankara'da açıldığını, üç defa açılıp kapanan bu okulların 1995'de çıkarılan bir kanunla kapatılmasına karar verildiğini ve en son mezunlarını 1998'de verdiğini belirtti. Ünlüer; İnsan kaynağının niteliğinin çok önemli olduğunu, bu niteliği sağlayanın eğitim olduğunu, bu nedenle Demiryolu Meslek Liselerinin kapatılmasıyla birlikte bu alanda sıkıntılar ortaya çıktığını, Meslek Liselerinde demiryolu bölümlerinin açılması için yoğun bir çaba harcandığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Kuruluşumuzun meslek liselerinde demiryolu bölümlerinin açılması yönünde gösterdiği çaba sonucunda, 2004'de İstanbul, Eskişehir, Erzincan ve Sivas Meslek Liselerinde raylı sistemler teknolojisi bölümleri açıldı. Biz Kuruluş olarak bu okulların eğitim programlarının en iyi şekilde olması yönünde de çaba gösterdik ve bunun sonucu olarak demiryolu inşaatı, makine yani cer, işletme yani hareket ve elektrik/elekronik yani tesisler bölümleri oluşturuldu. Ayrıca, Avrupa Birliği ile ortak yürütülen proje kapsamında bu bölümlerde okuyan öğrencilerin eğitimleri yapılarak sertifika verilecek, sadece Türkiye'de değil, Avrupa'da da çalışma imkanı doğacak. İleri demiryolu teknolojisini bilen ve kullanan, yabancı dil bilen bu öğrencileri TCDD özlemle beklemektedir.”

Sivas Anadolu Meslek Lisesi yöneticisi İbrahim Bıyık da; demiryolu, raylı sistemlerin her geçen gün geliştiğini ve teknolojiyi kullanan bir sektör olarak bu alanın nitelikli eleman ihtiyacının arttığını, raylı sistemler teknoloji bölümlerinin bu nedenle büyük önem arz ettiğini, öğrencilerin çok yönlü olarak eğitildiğini belirterek, TCDD'nin bu bölümlere verdiği katkılardan dolayı teşekkür etti.

Erzincan Meslek Lisesi öğrencileri adına konuşan Sevilay Kutay da; en temel hizmet sektörü olan ulaşım hizmetinin sağlıklı, çevreye duyarlı, ekonomik, dışa bağımlı olmayan, hızlı bir ulaşım sistemiyle karşılanması için mutlaka demiryolu ulaşım sisteminin geliştirilmesi gerektiğini, raylı sistemler teknoloji bölümlerinin demiryolu sektörünün ihtiyacı olan nitelikli elemanlar yetiştirdiğini söyledi.

Telekonferansta personel önerileri çerçevesinde ödüle layık görülen proje sahiplerine de ödülleri verildi.

APK Dairesi'nden Hakan Balcı bu konuda yaptığı konuşmada; Personel önerilerinin alınarak çalışanların yönetime daha etkin ve verimli katılımlarının amaçlandığını, personelin işini sadece iş olarak değil, kendi işi olarak görüp akıllarını, yüreklerini koymalarını sağlamayı istediklerini, çünkü bir işin inceliklerinin en iyi o işi yapanlar tarafından bilindiğini vurgulayarak, demiryollarının daha iyiye gitmesi için personel tarafından gönderilen her önerinin makam tarafından incelendiğini söyledi.

Personel önerileri çerçevesinde önerisi ödüle layık görülen Kondüktör Şaban Talan da; Yolcuların bir teşekkür etmesinin bile kendilerine büyük bir şevk verdiğini, görevimi nasıl iyi yapabilirim diye düşündüğünü ve her gün 8-10 sayfa doldurmak zorunda olduğu modeli bir sayfaya indiren öneriyi sunduğunu belirtti.

Telekonferansa katılan emekli Tren Şefi Halis Güneş de; bir demiryolcu çocuğu olduğunu, çocuğunun da demiryolcu olduğunu belirterek;” 38 sene hizmet verdiğim TCDD'nin taşına toprağına Allah bin bereket versin” dedi.

Genel Müdürümüz Süleyman Karaman da son olarak herkese teşekkür ettiği konuşmasında şunları söyledi;” 150. yılımızda Eylül ayında tüm dünyadaki gelişmelerin de ele alınacağı sempozyum düzenliyoruz. Demiryolcunun emeklisi olmaz. Emeklilerin de bilgisine, deneyimine ihtiyacımız var, herkese kapımız açık. Fikirleriyle demiryollarına herkes destek olmalı. Çünkü düşünceye demiryollarının çok ihtiyacı vardır. Fikirler, projeleri doğuruyor, projeler hedefleri dolayısıyla demiryolları daha iyi bir noktaya mutlaka gelecektir.”

Genel Müdür Yardımcımız Erol İnal da; Kaza Kurullarının çok önemli olduğunu, tüm bölgelerde kazalarda % 35 oranında azalma gerçekleştiğini ve bu oranın daha da yukarıya çekilmesi gerektiğini belirtti.

1.Bölge Müdürü Üzeyir Ülker de, yol yenileme çalışmalarının devam ettiğini, ray kırılmalarının azaltıldığını, yakıt tasarrufu yaptıklarını, trenleri iyileştirdiklerini, lokomotif arızalarını dizelde % 77, elektriklide % 50 azalttıklarını, tehirlerin azaltıldığını, 150. yıl çerçevesinde üniversitelerin ziyaret edildiğini, çeşitli etkinliklerin gar ve istasyonlarda gerçekleştirilmesi konusunda çaba gösterildiğini söyledi.

2. Bölge Müdürü Mustafa Babal; bugünlerde açan bahar çiçekleri gibi demiryollarında da yepyeni bir dönemin yaşandığını, birçok açılımların gerçekleştirildiğini belirtti.

3. Bölge Müdürü Sebahattin Eriş de; İzmir Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile banliyö sisteminin metrolaştırma çalışmalarının devam ettiğini, Bandırma-Balıkesir arasında yol yenileme çalışmalarının ardından hemzemin geçitlerin bariyerli hale getirilme çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.

5 Bölge Müdürü Yaşar Tatlısu; deraylarda % 50 azalma sağladıklarını, personelle proje geliştirme toplantıları düzenlediklerini, iltisak hatlarının artırılması için çaba gösterdiklerini söyledi.

6. Bölge Müdürü Hasan Tahsin Köprülü; Nusaybin- Şenyurt arasında yol yenileme çalışmalarının devam ettiğini, yol ıslah çalışmaları ile trenlerdeki 79 dakikalık kayıp süresinin kaldırıldığını, traverslerin geri kazanımı ile 1 trilyon 400 milyar tasarruf sağlandığını, iltisak hattı yapımı, yolcu ve yük taşımacılığının artırılması yönünde çaba gösterdiklerini ifade etti.

7. Bölge Müdürü Enver Timur Binboğa ise; hemzemin geçitleri otomatik bariyerli hale getirme, yol yenileme çalışmalarının devam ettiğini, 150. yıl kapsamında hatıra ormanı yapıldığını söyledi.