EN
Resim: udh-logo Resim: ataturk-img
Haberler Resim
EUROPEAN RAILWAY REVIEW

TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman'ın European Railway Review Dergisinin 2011-ikinci sayısında yayınlanan makalesi:

 

 

TÜRKİYE GELİŞMELER VE YATIRIMLARLA FIRTINA GİBİ ESİYOR

 

  

Dünya ve Avrupa Birliği'nde (AB) son otuz yılın ulaşım politikaları incelendiğinde, köklü değişimlerin yaşandığı, demiryollarına öncelik verildiği, ulaşım modları arasındaki dengenin sağlanması için demiryolu payının yükseltilmesinin amaçlandığı görülmektedir. Bu kapsamda  demiryollarını diğer ulaşım biçimleriyle rekabet edebilir hale getirmek için demiryollarının yolcu ve yük taşımacılığı paylarını arttırmaya yönelik daha etkin önlemlere başvurulmaktadır.

 

 

Bu çerçevede Türkiye'nin ulaşım politikalarında köklü bazı değişiklikler yapılmış ve demiryollarını “öncelikli” sektör yapmak için kaynakların önemli bir miktarı demiryollarına ayırılmıştır.

 

 

Yukarıdaki gelişmeler doğrultusunda, 2003 – 2011 döneminde demiryollarındaki değişimi anlamak açısından Türk demiryolu tarihinin 154 yıllık sürecini iyi analiz etmek gerekir.

 

 

Ülkemizde ilk demiryolu inşaatına 1856 yılında İzmir-Aydın arasında başlanmış, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Misak'ı Milli sınırları içerisinde 4.136 km'lik demiryolu hattı kalmıştır. Demiryolları, Kurtuluş Mücadelemizin lideri, Modern Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu, Ulu Önder Atatürk döneminde altın çağını yaşamıştır. Atatürk " Demiryolları bir ülkenin toptan tüfekten daha mühim bir emniyet silahıdır" diyerek, demiryolu seferberliği başlatmış, Cumhuriyetin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişiminin demiryolları ile olacağına inanmıştır. Bu inanç doğrultusunda; 1923-1950 yılları arasında demiryolu yapımı büyük bir hızla devam etmiş, 3.764 km yeni demiryolu inşa edilmiş, bunun % 80'i coğrafık koşulların çetin olduğu doğu bölgemizde gerçekleştirilmiştir. 1950'li yıllardan sonra toplumda otomotiv sanayi ön plana geçmiş ve karayolu yatırımlarına ağırlık verilmiştir. Bu çerçevede 1951-2002 döneminde demiryolları yapım ve yatırımları ciddi oranda azalarak, ancak 945 km demiryolu yapılmış, buna bağlı olarak demiryollarının yolcu ve yük taşımacılığındaki payı giderek azalmıştır. Fakat demiryolları yatırımları 2002 yılından itibaren ivme kazanmıştır. 2002 yılındaki demiryolu ağı sadece konvansiyonel olarak 10.984 km iken bugün itibariyle yüksek hızlı demiryolu hattı ve konvansiyonel olarak 12.026 km'ye yükselmiştir.

 

 

 

 

  

 

  

 

 

1.    2002 Yılından Günümüze Kadar Önemli Gelişmeler

2002 yılı  Türk demiryolları için yeni bir milattır. Türkiye'nin ulaşım politikasında köklü değişimler yaşanmış ve daha önce ihmal edilen demiryollarına yüksek miktarlarda ödenek ayrılmıştır.

 

 

TCDD'ye 2003- 2010 yılları arasında toplam yaklaşık 7 milyar USD'lik kaynak aktarılması sayesinde, yüksek hızlı demiryolu hattı şebekesinin oluşturulması, mevcut hatların iyileştirilmesi ve ileri demiryolu sanayinin geliştirilmesi gibi hepsi TCDD'nin yeniden yapılandırılarak daha etkin ve verimli bir Kuruluş haline getirilmesini amaçlayan iddialı hedefler belirlenebilmiştir. Bu doğrultuda projeler geliştirilerek, hızla hayata geçirilmeye başlanmıştır.

 

 

Demiryolları için belirlenen önceliklerden biri Ankara “merkez” olmak üzere İstanbul-Ankara-Sivas, Ankara-Afyon-İzmir, Ankara-Konya koridorlarından oluşan çekirdek bir yüksek hızlı demiryolu hattı oluşturulmasıydı. Bu çerçevede, öncelikle Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu hattı Projesi planlanmıştır. Bu proje ile Ankara-İstanbul arasındaki seyahat süresinin azaltılması, daha hızlı, konforlu ve güvenli bir ulaşım imkânı sağlanması amaçlanmıştır. İnşaat çalışmalarına kısa süre içinde başlanmış ve  projenin I. Etabı olan 206 km.lik Ankara-Eskişehir kesiminin inşaatı tamamlanarak 13.03.2009'da açılışı yapılmıştır. Projenin II. Etabı olan Eskişehir-Köseköy kesiminde inşaat çalışmaları da hızla devam etmektedir. 191 km uzunluğundaki bu kesim koridor olarak ülkemizin en zor coğrafyalarından birini oluşturmaktadır. Bir fikir vermek açısından söylemek gerekirse 55 km uzunluğunda bir hat üzerinde 33 adet tünel ve 15 km uzunluğundaki bir hat üzerinde 22 adet viyadük bulunmaktadır. Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı Projesi'nin Marmaray Projesi ile bağlantısını sağlayan Köseköy-Gebze kesiminin inşaatına ise başlanacaktır. Projenin 2013 yılında tamamlanması planlanmakta olup yıllık 17 milyon yolcu taşınması hedeflenmektedir. Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı Projesinin bitirildiğinde (çift hatlı, elektrikli, sinyalli, 250 km/s hıza uygun yüksek hızlı bir demiryolunun yapılmasını içeren) Ankara-İstanbul arası seyahat süresi 7 saatten sadece 3 saate inecektir.

 

 

 

  

 

 

 

 

 

Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı projesinin Avrupa'ya bağlantısını sağlayacak önemli diğer bir projemiz ise MARMARAY Projesidir.  Söz konusu proje ile, Asya yakasında bulunan Gebze ile Avrupa yakasında bulunan Halkalı ilçelerini kesintisiz, modern ve yüksek kapasiteli bir banliyö demiryolu sistemiyle bağlanacaktır. Bu projede, İstanbul'daki banliyö demiryolu sisteminin iyileştirilmesi ile Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi inşası çalışmaları da yer almaktadır. Demiryolu sisteminin toplam uzunluğu 76 km olmak üzere; batırma tüp tünel bölümü 1,4 km, yaklaşım tünelleri 12,2 km ve iyileştirilecek olan yüzeysel metro hattın uzunluğu yaklaşık 63 km olacaktır. Proje kapsamında üç yeni yeraltı istasyonu inşa edilecek ve 37 istasyonun yenilenmesi ve modern istasyonlar haline getirilmesi sağlanacaktır. İki hattan oluşan mevcut demiryolu hattı üç hatta çıkarılarak; Asya ve Avrupa kıtaları arasında iki hatta yüksek kapasiteli banliyö trenleri çalışacak ve üçüncü hat ise şehirlerarası yolcu ve yük trenleri tarafından kullanılacaktır.  Tüp tünel Asya ve Avrupa arasında kesintisiz demiryolu bağlantısı sağlayarak, Türkiye'nin Trans European Network'e (Trans Avrupa Ağı) bağlanmasında da etkili olacaktır.

 

 

Marmaray Projesi sadece İstanbul'un günlük trafiğine olumlu etkilemekle kalmayacak, aynı zamanda şehrin ve bölgenin kalkınmasında büyük rol oynayacaktır. 2004 yılında inşaatına başlanılan MARMARAY projesinde çalışmalar devam etmektedir. Sözkonusu projenin 2013 yılına kadar bitirilmesi beklenmektedir.

 

 

Diğer önemli bir Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı Projemiz ise Ankara-Konya Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı Projesidir. Bu proje Konya'nın İstanbul ve Ankara'ya daha kısa zamanda ulaşımının sağlanması amaçlanmıştır. Nisan 2006'da başlanılan 212 km'lik inşaat çalışmaları bitirilmiş olup, hatta test sürüşleri yapılmaktadır. Ankara-Konya ve Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı projelerinin tamamlanmasından sonra Ankara-Konya arasındaki 10 saat 30 dakikalık seyahat süresi 1 saat 15 dakikaya, İstanbul-Konya arasındaki 12 saat 25 dakikalık seyahat süresi ise 3 saat 30 dakikaya inecektir. Hattın 2011 yılının ilk altı aylık periyodunda işletmeye açılması planlanmaktadır.

 

 

Türkiye'nin doğu-batı koridorundaki Yüksek Hızlı Demiryolu hat eksenini oluşturulması amacıyla da Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı Projesi planlanmış ve projenin hayata geçirilmesi için inşaat çalışmalarına başlanılmıştır. Bu proje ile yüksek standartlı, çift hatlı, elektrikli, sinyalli 461 km yeni demiryolunun inşası planlanmıştır. Bu hat sayesinde doğu-batı koridorunda 141 km kısalma sağlanacak ve seyahat süresi de 12 saat'ten yaklaşık 3 saate indirilecektir. İlk etapta yapımı planlanan 287 km'lik Yerköy-Sivas bölümünün temeli 14 Mart 2009 tarihinde atılmış olup, altyapı çalışmaları devam etmektedir. Projenin ikinci etabı olan 174 km'lik Ankara - Yerköy arasının inşaatı ise uygulama projelerinin hazırlanmasını takiben başlatılacaktır.

 

 

Hızlı tren hattı yapım seferberliği kapsamında Bursa-Bilecik Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı projelendirilmiştir. Bu projenin yapılmasının nedeni Türkiye'nin önemli bir sanayi, turizm ve ticaret merkezi olan Bursa'nın demiryolu ağına bağlanması Ankara üzerinden Ankara ve İstanbul'a bağlanmasıdır. Bu projenin 1. etabı olan 85 km'lik Bursa Yenişehir kısmının önyeterlilik ihalesine çıkılmış olup değerlendirmeler devam etmektedir.

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

 

Bunun yanı sıra Ankara ve İzmir arasındaki seyahat süresini azaltma amacıyla İzmir için de bir Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı yapımı planlanmış olup, bu proje 2011 yılı yatırım programına alınmıştır. Bu yıl içerisinde ihaleye çıkılacaktır.

 

 

Yukarıda kısaca değinilen hatların bakımı için de en son teknolojiye uygun Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı Bakım Araçları Temini planlanılmış olup, Yüksek Hızlı demiryolları hatlarının bakım, onarım ve kontrolünde kullanılmak üzere AYB'den alınan kredi ile toplam 22 makine (6 kalemde) temin edilecektir. 2012 yılına kadar tüm makineler temin edilerek hizmete verilecektir.

 

 

Yeni yapılan yüksek hızlı demiryolu hatlarında işletilmek üzere 12 adet Yüksek Hızlı Tren setti temin edilmiş olup, sözkonusu setler Ankara-Eskişehir güzergahında kullanılmaya başlanılmıştır. 13 Mart 2009 tarihinden itibaren Ankara-Eskişehir arasında işletmeye alınan Yüksek Hızlı Tren setleri; saatte 250 km hız yapabilen, 419 kişi taşıma kapasiteli, 6'şar adet vagondan müteşekkildir. Vagonlar business ve 1. sınıf olmak üzere iki tip olup koltuklar business vagonlarda 2+1 ve 1.sınıf vagonlarda ise 2+2 olarak yerleştirilmiştir. Vagonlarda entegre TFT ekran, klima, tren izleme, anons, müzik, görsel yayın sistemi ve 1. sınıf vagonlarda ayrıca engelli yolcular için düzenlenmiş bölümler mevcuttur.

 

 

Ayrıca Yüksek Hızlı Tren Setleri İçin Bakım Onarım Birimlerinin yapılması için çalışmalar devam etmektedir. Yüksek Hızlı Tren setlerinin tamir, bakım-onarımının yapılabilmesi için 1 adet bakım atölyesi yapılması planlanmıştır.

 

 

Hızlı trenlerin hizmete girmesiyle artan yolcu talebini karşılamak ve müşteri memnuniyetinin arttırılması amacıyla da Ankara'da Yüksek Hızlı Tren Garı Projesi planlanılmıştır. Bu proje, Kamu-Özel-İşbirliği (KÖİ) modeliyle yapılacaktır. Bu proje ile Türkiye'nin Başkenti Ankara'ya yakışır, Bakanlığımız ve TCDD'nin prestijini artıracak ve sürekliliğini sağlayacak bir yapı olması arzu edilmektedir. Gar yapısı yolcuların tüm ihtiyaçlarını karşılayacağı gibi alışveriş, kafeterya, ofis ve otel birimleri ile Ankara'da yeni bir cazibe merkezi olacaktır. Ayrıca Yüksek Hızlı Tren Garının yapımı için ihaleye çıkılmış olup değerlendirmeler devam etmektedir.

 

 

Hızlı tren projeleriyle eş zamanlı olarak mevcut hatların yenilenmesi de büyük önem arz etmektedir. Bu doğrultuda 2002–2010 yılları arasında 5 bin kilometreyi aşkın yenileme ve bakım yapılmış ve ilk kez yol yenilemelerinde 60 kg/m lik raylar kullanılmıştır. Hem yüksek hızlı hatlarının hem de konvansiyonel hatların bakım ve onarımı için yüksek teknoloji yol yenileme makineleri temin edilmektedir.  Ayrıca özel sektöre de fırsatlar tanınarak demiryollarındaki özel sektör dinamizmi arttırılmış ve yol yenileme maliyeti % 23 azaltılmıştır.

 

 

Konvansiyonel hatlarda devam edilen yol yenileme çalışmalarının yanında hat kabiliyetinin arttırılması, işletmecilik maliyetinin düşürülmesi amacıyla da Sinyalizasyon, Elektrifikasyon ve Telekomünikasyon Tesisleri Yapımı projeleri de bulunmaktadır. Bunlardan, Boğazköprü-Ulukışla-Yenice,Mersin-Yenice, Adana-Toprakkale Sinyalizasyon ve Telekomünikasyon Projesinin inşaat çalışmaları devam etmekte olup, Irmak-Zonguldak Sinyalizasyon ve Telekomünikasyon Projesi, Pehlivanköy–Uzunköprü-Hudut Sinyalizasyon, Elektrifikasyon ve Telekomünikasyon Projesi, Eskişehir-Kütahya-Balıkesir Sinyalizasyon, Elektrifikasyon ve Telekomünikasyon Projesi, Bandırma-Balıkesir-Manisa-Menemen Elektrifikasyon, Sinyalizasyon ve Telekomünikasyon projesinin inşaat çalışmalarına başlanacaktır.

 

 

Türkiye'yi Avrupa ve Ortadoğu'da bir lojistik üs haline getirmek için lojistik merkezler projesi hayata geçirilmiş olup,  Modern yük taşımacılığının kalbi olarak görülen lojistik merkezler diğer ulaşım sistemleri ile entegre olarak kombine taşımacılığının geliştirilmesi hedeflenmiştir. 2007 yılında çalışmalarına başlanan lojistik merkezler, İstanbul, Kocaeli, Eskişehir, Balıkesir, Kayseri, Samsun, Mersin, Erzurum, Konya, İstanbul, Bilecik, Kahramanmaraş, Mardin, Sivas, Kars'da yapımı planlanmıştır. Samsun (Gelemen),  Denizli (Kaklık) ve İzmit (Köseköy) lojistik merkezleri işletmeye açılmış olup,  Eskişehir (Hasanbey), Kayseri (Boğazköprü) inşaat çalışmalarının 1. etabı tamamlanmıştır. Eskişehir (Hasanbey)  ve Kayseri (Boğazköprü)'nün 2. etap işleri ile Erzurum (Palandöken) ve Balıkesir (Gökköy)'ün inşaat işlerine başlanacaktır. Diğer lojistik merkezlerde proje çalışmaları devam etmektedir. Lojistik merkezlerde; konteyner yükleme boşaltma ve stok alanları, gümrüklü sahalar, müşteri ofisleri, otopark, tır parkı, bankalar, restoranlar, oteller, bakım-onarım ve yıkama tesisleri, akaryakıt istasyonları, antrepolar, tren teşkil kabul ve sevk yolları bulunmaktadır.

 

 

Yukarıda değinilen devrim niteliğindeki demiryolu yapım projelerinin yanında çeken ve çekilen araç filosunun güçlendirilmesi için de TCDD'nin Bağlı ortaklığı olan TÜLOMSAŞ'tan GM lisansı ve %51 yerli katkı payı ile 2003–2009 yılları arasında toplam 89 adet dizel anahat lokomotif imal edilmiş, Banliyö güzergahlarında çalıştırılmak üzere  32 set banliyö treni (EMU) 2009 yılsonu itibariyle tamamı teslim alınmış ve servise verilmiştir. Ayrıca, Kısa mesafeli şehirlerarası yolcu taşımacılığında kullanılmak üzere finansmanı Avrupa Yatırım Bankasından sağlanan 12 adet Dizel (DMU) tren seti alınmıştır. Yıpranan araç filosunun yenilenmesi ve artan yük taleplerinin karşılanabilmesi amacıyla 80 adet elektrikli anahat lokomotifi alımı planlanmış ve bu kapsamda çıkılan ihale için en iyi teklif veren ve bir Kore Şirketi olan Hyundai Rotem'le 80 adet anahat lokomotif imalatı için sözleşme imzalanmıştır. 

 

 

Çeken araç filosunun güçlendirilmesinin yanında Eskişehir ve Sivas'taki Bağlı Ortaklılarımızda TCDD'nin yolcu taşımacılığında çekilen araç filosunu güçlendirmek amacıyla 2003-2009 yılları arasında 155 adet yolcu vagonu üretilmiştir. Yük taşımacılığında demiryolu payının artırılması amacıyla müşteri talepleri ve teknolojik gelişmeler dikkate alınarak 2003-2010 yılları arasında toplam 4.520 adet yük vagonu imal edilmiştir.

 

 

2- 2011 Yılından 2035 Yılına Kadar Planlanan Yatırım Faaliyetleri

 

27 Eylül-1 Ekim 2009 tarihleri arasında İstanbul'da 10. Ulaştırma Şurası düzenlenmiştir. Bu Şura'nın en büyük amacı, Türkiye Cumhuriyetinin 100. Kuruluş yıldönümünde 2023 Vizyonunun belirlenmesidir.

 

 

10. Ulaştırma şurasında; Türk Demiryolları için Cumhuriyetten bu güne kadar Demiryolu Sektörünün geçirmiş olduğu değişimler kronolojik bir dizinde incelenerek, mevcut durum analiz edilmiş, devam eden ve yakın gelecekte gerçekleştirilecek projelerin durumu özetlenmiştir.  Türkiye'nin mevcut durumu, stratejik projeler ve muhtemel çevresel etkileşimleri dikkate alınarak 21.yüzyıl ihtiyaçlarına cevap verebilecek demiryolu sektörü için 2023 ve 2035 vizyon belirlemesi yapılmıştır.

 

 

Bu hedeflerin temel amaçları arasında demiryolu altyapısını yol yenilemeleri, yeni yol yapımları, elektrifikasyon, sinyalizasyon ve telekomünikasyon projeleri ile iyileştirerek hizmet zararlarının azaltmak; rekabet ortamı oluşturarak işletme kalitesinin arttırmak bulunmaktadır. Bunların sonucunda ise Demiryolu sektör payını arttırılması hedeflenmektedir. Bu hedeflerin kapsamında hem yüksek hızlı hatların hem de konvansiyonel hatların ülke genelinde genişletilmesi bulunmaktadır. Bu bağlamda 2023 yılına kadar 10.546 km YHT ve 3.985 km konvansiyonel hat yapılması ve toplam demiryolu ağını 25.536 km'ye, 2035 yılına kadar ise 12.026 km YHT ve 4.941 km konvansiyonel hat yapılması ile toplam demiryolu ağını 27.972 km'ye yükseltilmesi hedeflenmektedir. Ankara ve İzmir'deki Banliyö hatlarının işletimi yerel otoritelere devredilecektir. Bu hedeflere göre 2023 yılına kadar Türk Demiryolunun yeniden yapılandırılması tamamlanacak ve Demiryolu İşletmeciliğinde özel sektör payını  %50'ye çıkartılacaktır. Ayrıca Demiryolu çeken-çekilen araç filosunu geliştirilecek ve Türkiye AB ile müzakere sürecinde olduğundan yeni Çeken ve Çekilen araçları UIC standartlarının yanı sıra EN ve TSI standartlarına uygun imal edilecektir. Böylelikle Türk demiryolu yan sanayinin Küresel demiryolu sektörü içinde yer alması ve etkin bir aktör haline gelmesini sağlanacaktır. 2023 Hedefleri arasında yer alan diğer bir konu, Ulaştırma Bakanlığı, Üniversite veya TÜBİTAK bünyesinde Demiryolu Enstitüsü ile Uluslararası akredite bir demiryolu test ve sertifikasyon merkezin kurulmasıdır.

 

 

Sonuç

 

 

 

 

Demiryolu Sektörü; her zaman için ulusal ve uluslararası bölgelerde ekonomik kalkınmada, ulaşımda ve kültür ve sanat hayatında öncü olmuş bir sektördür. Demiryolları sadece demiryolcuların değil, sadece demiryolu yapımına karar verenlerin değil, Cumhuriyet Türkiye'sinin en anlamlı mirasıdır.

 

 

Bu mirası gelecek kuşaklara devretmek de demiryolcuların en önemli görevleri arasındadır. Hatlarımız bu inançla yenilenmekte, Yüksek Hızlı Demiryolu hatları bu heyecanla yapılmaktadır. Demiryolu endüstrisi bu birikimle geliştirilmekte, lojistik merkezler demiryollarının vazgeçilmez bir unsuru olduğu bilinciyle kurulmaktadır. Bir yandan sosyal sorumluluk projelerinde demiryolunun yer alması sağlanmakta, demiryolu bilinci tabana yayılmakta ve bütün bunlar demiryolunun yeniden devlet politikası olduğu, demiryoluna ulaşımda en fazla ödenek ayrıldığı bir zaman diliminde bütün kesimlerin katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Gerçekleştirilen ve planlanan bütün projelerde özellikle kayıp bağlantıların giderilmesi, Türkiye'nin Avrupa, Ortadoğu ve Asya arasında köprü olma özelliğinin daha da güçlendirilmesi göz önüne alınmıştır.

 

 

Bundan sonra da demiryollarına verilen desteğin bir gereği olarak Türk demiryollarının hak ettiği seviyeyi yakalaması yolunda hayata geçirilmesi gereken tüm projeler ve gerekli çalışmalar azim ve kararlılıkla sürdürülecektir.