EN
Resim: udh-logo Resim: ataturk-img
Haberler Resim
Engelli Haftasında Panel

“ ENGELLİLER HAFTASI” NDA PANEL

“Engellilerin Seyahat Özgürlüğü”

10-16 Mayıs “Engelliler Haftası” nedeniyle, Kamuda Çalışan Engelliler Derneği tarafından Kuruluşumuzda “Engellilerin Seyahat Özgürlüğü” başlıklı panel düzenlendi.

Panel öncesi konuşan ve engel parmak izi gibidir, kimsenin engeli kimsenin engeline benzemez diyen Dernek Başkanı Yıldıray Çınar şunları söyledi; ”Bir arkadaşım, Engelliler Haftası kutlu olsun, dedi. gerçekten garip bir durum. Engelliyim. Bunun neyini kutlayacağım. Ama engellerin kaldırılması çok önemli. Şu anda ceketimin düğmesini tek başıma ilikleyemem. Ağzı kapalı bir şişeden su içemem. Bunlar engelli olmayan birisi için çok basit şeyler olabilir. Bu yüzden tüm engellilerin bir araya gelerek engellerini aşmaları gerekiyor, güçlerini dağıtmamaları gerekiyor. Bu yıl ulaşım alanındaki sorunlarımıza dikkati çekmek istedik. Geçen gün bir arkadaşımızı annesi dışarıya çıkarıyor. Otobüse bindirmek istiyor. Tabii tek başına kaldırması mümkün değil. Yardım alarak bindirebiliyorlar. Otobüslerde engelliler için bir sistem yok. Gerçekten çok zor bir durum. Demiryollarımız geçen yıl 514 milyara engelliler vagonu imal etti ve haftada bir kez Ankara-İstanbul hattında çalıştırıyor. Bunun önemini engelli olmayan birisi anlayamaz. Bizler bu hizmetten dolayı çok mutluyuz. Ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz.”

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Genel Başkanı Faruk Öztimur da; “Engellilerin çıkan yasalara rağmen daha birçok sorunları var. Şunu hiç kimse unutmasın. Herkes her an sakat kalabilir. Aydın Menderes meclise girdiğinde engelli değildi, bir trafik kazası sonucu engelli oldu. Engellilere hizmet, insanlığa hizmettir.” dedi.

Engellilerin Seyahat Özgürlüğü konulu panele ise; Türkiye Zihinsel Engelliler Onursal Başkanı Fikret Gökçe ile Ticaret Dairesi Başkanı Abdülkadir Gül katıldı.

Fikret Gökçe şunları ifade etti:” Ülkemizde akraba evliliği, trafik kazaları vb. nedenlerden dolayı 7.5 milyon kişi engelli. Trafik kazalarında dünyada ilk sıralardayız. Uğradığımız kayıplar gerçekten dehşet verici. Çanakkale Savaşında 252 bin şehit verdik. 1950 – 2002 yılları arasında karayolunda meydana gelen trafik kazalarında ise tam 253 bin vatandaşımız öldü. Her aileye baksanız mutlaka bir trafik dramı yaşanmıştır. Fakat trafik kazalarını kanıksadık. Bu başka gelişmiş ülkelerde yaşansa herkes ayağa kalkar. Biz ülkemizin daha dengeli bir ulaşım ağına kavuşması için çok çaba gösterdik. Fakat ne yazık ki demiryollarına yeterli kaynak ayrılmadı. Demiryollarının yanında 8000 km kıyıya sahip ülkemizde denizyolu da geliştirilmedi. Bugün yapılanlardan mutluluk duyuyoruz. Dünyada demiryoluna ve denizyoluna sırtını dönen başka bir ülke yok. % 95 karayolu ağırlıklı olarak yük ve yolcu taşıması yapılıyor. Bunu değiştirecek adımlar çok önemlidir. Demiryolları sadece güvenli bir taşıma değildir. Yapım maliyeti, kullanım ömrü, petrole bağımlı olmaması gibi pek çok yönden avantajlıdır. Yine rakamlara döneceğim. 1996'da karayolu kazalarında 5228 kişi öldü. Binlerce kişi sakat kaldı. Demiryolunda ise aynı yıl sadece 12 kişi öldü. Ülkemiz kamyon cenneti. 778 bin kamyon var. Bu bir çılgınlık… Şehirlerarası yolda 5 binin üzerinde otobüs var. Bu bir çılgınlık… Buna dur demek zorundayız. Ayrıca, trafik canlıya odaklı değil. Kent merkezlerine bir bakın. İnsan yok. Hep araç üzerine kurulu bir sistem var. Bunun için gerçekten çaba gösteriyoruz. Metroda bizim önayak olmamız sonucunda asansör yapıldı. Projede böyle bir şey yoktu. İnanılmaz bir şey… sonradan yapıldı. Maliyeti de artırdı. Örneğin; hiçbir uygar kentte üst geçit yoktur. Trafik düzeni insan odaklıdır. Oysa bizde hangi kente gitseniz üst geçit yapılıyor. İnsan gözardı ediliyor.”

Ticaret Dairesi Başkanı Abdülkadir Gül de; 1950 sonrası ihmal edilen demiryollarının yeniden devlet politikası haline gelmesiyle birlikte önemli projelerin hayata geçmeye hazırlandığını, önümüzdeki 10 yıl içerisinde demiryolu taşıma payının gittikçe artacağını ve sağlıksız ulaşım sisteminin yol açtığı sorunların azalacağını belirterek şunları söyledi;” Demiryolları büyük bir değişim sürece geçirmektedir. Hızlı tren projeleri, mevcut sistemin iyileştirilmesine yönelik yatırımlar devam etmektedir. Ayrıca hizmet kalitesini artırıcı önlemler de alıyoruz. Engellilere kanun çerçevesinde % 20 indirim uyguluyoruz. Ayrıca, engelliler vagonu gerçekten hem demiryolları, hem engelliler için çok önemlidir. Bu vagon Ankara – İstanbul hattında çalışan Anadolu Ekspresine Pazartesi Ankara'dan, Perşembe günleri İstanbul'dan bağlanmaktadır. Diğer hatlarda da hizmet vermesi yönünde çaba gösterilmektedir.Ayrıca, 2006 sonunda hizmete girecek olan Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi'nin 1. etabında kullanılacak olan hızlı tren setlerinde engelliler için donanım bulunmaktadır.“

Kamu-En-Der; 2. Bölge Müdürü Mustafa Babal'a, Hareket Dairesi Başkanı İbrahim Çelik'e, atv'de yayınlanan Aşk'a Sürgün Yapımcısı Ilgaz Giritlioğluna, TRT ekibine plaket verirken, bir engelli annesi olan Safiye Soyman'ı yılın annesi seçti.

Safiye Soyman ve tüm anneler için bir şiir de okundu.

ANA OLMAK

 Analar yavruları için;
Dağları deler…
Çorak toprakları cennet bahçesine çevirir…
Çöllerde kuyular açar…
Ateşler üzerinde yürür…
Kurşunların önüne atlar…
Ana olmak işte böyle bir şeydir…
Bir de engelli annesi oldun mu
Eli ayağı olmaya çalışırsın
Konuşan dili, gören gözü…
Tüm yavruları senin bilirsin…
Çünkü anlamak biraz da yaşamaktır…

( Şiir: Şükran Çağlar/ TCDD/BYHİM)