EN
Resim: udh-logo Resim: ataturk-img
Haberler Resim
TCDD Kızılay İşbirliği ile Kan bağışı kampanyası

“İNSANIN KANA, TÜRKİYE'NİN DEMİRYOLUNA İHTİYACI VAR” 

TCDD- Kızılay işbirliği ile kan bağış kampanyası

TCDD-Kızılay işbirliği ile “İnsanın kana, Türkiye'nin demiryoluna ihtiyacı var” adlı kan bağış kampanyası, 24 Nisan 2006 Pazartesi günü saat 09:00'da Ankara Gar'da Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Genel Müdürümüz Süleyman Karaman, Kızılay Başkanı Tekin Küçükali, Demiryol-İş Sendikası Genel Başkanı Ergün Atalay, demiryolcu ve vatandaşların katılımıyla başladı.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, kan bağış protokolünün imza töreninde yaptığı konuşmada;

Marmaray, Ankara-İstanbul, Ankara-Konya ve diğer hızlı tren projelerinin başlatıldığına işaret ederek;

“Türkiye tam 30 yıl hızlı tren projelerini konuştu. Ama Hükümetimiz sadece 3 yılda Türk halkını hızlı trenle tanıştıracaktır. İnşallah bu yıl, Ankara-Eskişehir hızlı tren hattını açacağız. Böylece, demiryollarının 150. yılında, hızlı trenle Türk halkını buluşturmuş olacağız. Demiryolu projelerine 6 milyar dolar kaynak aktardık, bu hükümetin demiryollarını tekrar ayağa kaldırmaya verdiği önemi göstermektedir.” dedi.

Hemzemin geçitlerde meydana gelen kazalara da değinen Yıldırım; Türkiye'de demiryolları üzerinde 4 bin kadar izinsiz ve usulsüz hemzemin geçit bulunduğunu, kaza meydana geldiğinde, “Tren kamyona çarptı” dendiğini ifade eden Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü; “Halbuki, hemzemin geçitlerde öncelik trenindir. Maalesef, taşımacılığımızdaki sıkıntılar, karayolcularımızın yeterli dinlenme zamanı bulamama, bunun getirdiği dikkatsizlik sonucu bu noktalarda kazalar oluyor. Ayrıca, vatandaşlar demiryollarındaki uygun geçide gitmek yerine, canı pahasına yakın fakat tehlikeli yerlerden geçmeyi tercih ediyor. Tekeri takılıyor, arabası stop ediyor. Maalesef büyük üzüntü yaşıyoruz, insanımızı kaybediyoruz. Bu hemzemin geçitlerin güvenli hale getirilmesinden belediye ve diğer ilgili kuruluşlar sorumlu. Ancak ne yazık ki bu görevlerini ihmal ediyorlar. TCDD hemzemin geçitleri kontrollü hale getirmek üzere çalışma başlattı. Bu çerçevede bu yıl trafik yoğunluğu olan 400 hemzemin geçit otomatik bariyerli hale getirilecek.”

Kan arayan kişilerin sıkıntısına işaret eden Yıldırım; “Bu işin ticaretinin de yapıldığını biliyoruz. Bu ve benzer kampanyalar büyük katkı sağlayacak.” dedi.

Genel Müdürümüz Süleyman Karaman da yaptığı konuşmada şunları ifade etti;” İnsanoğlu, binlerce yıldır doğa ile savaşında birçok keşifler, buluşlar yaptı. Fakat bir şeyi hala başaramadı. Yaşamının en temel maddesi kanı laboratuar koşullarında üretemedi. Yani tek kaynak insan. Dolayısıyla, ırk, din, dil ayrımı gözetmeksizin hepimiz aslında aynıyız. Kana muhtacız, birbirimize muhtacız…”

Karaman; insanoğlunun bu buluşları yaparken, doğayı, çevreyi tahrip ettiğini, bugün dünyamızda çevre sorunları gündemin başında yer aldığını, bu nedenle, çevre dostu, petrole bağımlı olmayan, yapım ve kullanım ömrü uzun demiryolu taşımacılığının yeniden 21. yüzyılın ulaşım aracı olarak kabul edildiğini söyleyerek;”Ülkemizde hükümetimizle birlikte yeniden devlet politikası haline gelen ve önemli yatırım payları ayrılan demiryolu sektörü önümüzdeki 10 yılın en gözde ulaşım aracı olacaktır. Ankara – İstanbul başta olmak üzere Ankara-Konya, Ankara-İzmir, Ankara-Sivas, Ankara-Bursa yüksek hızlı tren projelerinin hayata geçmesi, mevcut sistemin iyileştirilmesi, banliyö hatlarının metrolaşması, ileri demiryolu sanayinin ülkemizde kurulması sonucu Türkiye'de ulaşımda devrim yaşanacaktır. Çünkü ulaşım ağlarının tıpkı damarlarımız gibi sağlıklı olmadığı bir sistemde, ülkemizin ekonomik, sosyal kültürel yaşamı da sağlıklı olamaz. Bu nedenle, Kızılay'la işbirliği içerisinde gerçekleşecek kan bağış kampanyasına “İnsanın kana, Türkiye'nin demiryoluna ihtiyacı var” adını koyduk. Amacımız, ülkemizin yük ve yolcu taşımacılığının % 95 oranında karayolu ile yapıldığı, demiryolu ulaşımının olmadığı bir sistemin asla sağlıklı olmadığına bir kez daha dikkati çekmektir. Bu vesile ile 60 yıldır kan kaybeden demiryollarına yeniden hayat veren, Hükümetimize, Bakanımız Binali Yıldırım'a bir kez daha şükranlarımı arz ediyorum.” dedi.

Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali'de, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kızılay Genel Kurulu'ndaki konuşmasında “Vatandaşların bir elinde kan torbası, bir elinde doktor reçetesi görmek istemiyorum” dediğini hatırlatarak, Erdoğan'ın kendilerinden bu sorunu çözmelerini istediğini, TCDD ile yaptıkları gibi kan bağışı konusunda birçok protokol imzaladıklarını söyledi.

Demiryol-İş Sendikası Genel Başkanı Ergün Atalay ise; “ Türk-İş ile Kızılay daha önce kan bağış kampanyası yaptı. Kızılay ülkemizin yüz akıdır. Bugün demiryollarının ülkenin dört bir köşesindeki işyerlerinde kan bağışı kabul ediliyor. İnsanın kana, Türkiye'nin demiryoluna ihtiyacı var adlı kan bağış kampanyası çok anlamlıdır. Demiryolları 50 yıllık ihmalinden, çıkmazından kurtulmaktadır. Sayın Başbakanın bir sözü vardır;” Demiryollarının karına zararına bakmayın, yatırım yapın” demiştir. Hayırlı işler yapılırsa Demiryol-İş olarak her zaman arkasında oluruz, katkı sağlarız.”

Bakan Yıldırım, Kızılay'a bir ünite kan vererek kampanyayı başlattı. Yıldırım, “Bir insanın şifa bulmasına vesile olursak, bence en büyük mutluluk budur. 1 buçuk asırdır bu ülkenin ulaşımında, zor ve iyi günlerde hizmet veren TCDD'nin, Kızılay'ın kan bağış çağrısına cevap vermesinden de ayrıca büyük memnuniyet duyuyorum” dedi.

TCDD ve Kızılay arasında hazırlanan protokol gereği, 1 Mayıs 2006 tarihine kadar Bölge Müdürlüklerimiz; TCDD'nin bağlı ortaklıkları TÜLOMSAŞ, TÜVESAŞ, TÜDEMSAŞ, yolcu yoğunluğu olan gar ve istasyonlar ile Kuruluşumuz işletmesindeki; Haydarpaşa, İzmir, Mersin, Bandırma, Samsun, Derince ve İskenderun limanımızda da kan bağışı kabul edildi.