Adnan EKİNCİ

 
Demiryollarında üç gün (II)

Nerde kalmıştık?

Eskişehir, Kütahya, Afyon izlenimlerimi anlatıyordum…

Gezimiz boyunca, mesleğine gerçekten aşık olan ve mesleğine gerçek bir aşık gibi özenle davranan insanlar gördüğümüzde gözlerimiz parladı…

Bozüyük'te Kısım Şefi Sabahattin Kara'nın çalışma odasına gösterdiği özen, yaptığı çalışmaları çalışkan öğrencilerin titizliği içinde, günlük olarak düzenlediği formları önümüze koyması görmek gerçekten keyif vericiydi…

Sabahattin, gerçek aşkın, emek vermek demek olduğunu bir kez daha kanıtlamıştı.

Görev yerine işçilerden önce gelen Afyon Kısım Şefi Hasan Işıklı'yı da hep hatırlayacağım.

Afyon'da Loko Bakım Servisi'nde Mustafa Karakoyun'un yaptıklarını görünce, bir an için kendimizi Avrupa'da modern bir atölyenin içindeymişiz gibi hissettik. Ama sevincimiz fazla uzun sürmedi, neden aynı özen Eskişehir Loko Bakım Atölyesi'nde de yoktu, diye biraz üzüldük. Fakat, Eskişehir'de de, atölyelerin en kısa zamanda yağ, pastan kurtulacağına dair aldığımız sözü hatırlayınca, karamsarlığımız kayboldu gitti.

***

Ve yolumuz bir istasyona düştü, adını vermeyeceğim …

İstasyon binalarının dışının boya ve badanası gayet yerindeyken, gişe, yolcu bekleme salonlarının harap halde olduğunu gözlemledik.

Aynı bölgenin başka istasyonun oturma banklarının oturulmaz halde olduğunu gördük.

İstasyon şefinin odasının zemini, toz kalkmasın diye mazotla sıvandığı için kapkara bir manzara ile karşılaştık.

Hurda malzemeler gelişigüzel etrafa atılmıştı…

Bazı istasyonlardaki şefler işçi sayıları az olduğunu söylerken, bazıları ise personel fazlalığından şikayetçi oldu.

Kimisi de, Sinyal Şefliği ile birleştirilmesi halinde gerek araç, gerekse personel açısından daha fazla verim alınabileceğini söyledi

Perona bakan penceresi kartonla kapatılmış, yol işçilerinin kaldığı binada gördüklerimizle hiç karşılaşmamayı tercih ederdik. Kirli yataklar, etrafa atılmış eşyalar, bakımsız mutfak ve içler acısı bir banyo…

İstasyonun şefi, bu kötü manzaraya bir açıklama getirmedi, ellerini önünde kavuşturup, başını öne eğmekle yetindi.

O istasyon şefine de sorsak, mesleğine aşık olduğunu söyler miydi acaba?

Ya aylardır iş defterini imzalamamış Kısım Şefine ne demeli?

İşçiler sabah ayazında kendisini beklerken, görev yerine bir saat geç gelmeyi adet edinmiş şeflerin bu davranışlarının bir açıklaması var mıdır? (..devamı var)

 

 

 

 

 
Elektronik Döküman Yönetim Sistemi Kurumsal Elektronik Posta Trentv Online Bilet Satış Rezervasyon Online Ticket Sale Reservation